Yüzyıllık Yalnızlık Gibidir Ermeni Edebiyatı--Özgün E. Bulut

. Herkesin dingin bir suya, çöldeki kuma gömdüğü sessizlikle dolu bir yüzyıl… Dağlanan, içe gömülen ve anlatılmayan yaraların ara ara kanaması ile konuşulan bir dertten söz ediyoruz. Ermenilerin acılarından, katliamdan, jenosidden söz ediyoruz.
Bu haber 2015-03-06 11:07:51 eklenmiş ve 1635 kez görüntülenmiştir.

Yüz yıl geçmiş. Yüz ölüm yılı. Yüz acı yıl. İçinde kederi, hüznü çok olan masallar gibi, kulaktan kulağa aktarılmış yüz sürgün yılı. Karmaşık duygularla geçen travma dolu bir yüz yıl. Herkesin dingin bir suya, çöldeki kuma gömdüğü sessizlikle dolu bir yüzyıl… Dağlanan, içe gömülen ve anlatılmayan yaraların ara ara kanaması ile konuşulan bir dertten söz ediyoruz. Ermenilerin acılarından, katliamdan, jenosidden söz ediyoruz.

Resmi tarih ve ona bağlı dil hep aynı telden çalıyor nedense. Yürekli, adil ve tarihi iyiliklerle dolu güçlü bir millet var ve o milletin gücünü kırmaya çalışan dış güçler var. Dış güçler devrede olunca, haliyle onların kandırdıkları, fenalık ve fitnelerini aktardıkları iç düşmanları da unutmamak gerek. Kimdir bu iç düşmanlar? Ermeniler, Kürtler, Aleviler… Dış güçlerin en kolay kandırdıkları topluluklar bunlar! Cahil, eşkıya, çapulcu, düşünemeyen, başlarında her kim varsa onların dolduruşuna gelen kandırılmışlar diye söz ediliyor sürekli.

Buraya nereden geldim. Dersim üzerine çalışırken, Dersimliler için tutulan raporlar, askeri notlar, onların gazetelere servis ettikleri bilgiler ile Ermeniler hakkında yazılanların neredeyse aynı olmasıydı. ‘Gözü dönmüş eşkiyalar, hainler, arkadan vuran katiller; kısaca rahatlığın battığı, hep daha fazlasını kendileri için isteyen asilerdi onlar. Ermenilerin Dersimlilerden tek farkı şudur. Eğitim ve zanaat sahibi olmaları ve dış güçlerle daha sıkı fıkı ilişkilerinin olmasıdır. Dış güçler ise İngilizler, Almanlar, Fransızlar ve Ruslardır.

Ermeni meselesindeki romanların bakış açısı da Dersim’i anlatan romanlardan farklı değildir. İdeolojik ve milliyetçi bir bakış açısı ile tamamen ret ve inkar üzerinden yaklaşım romanların özünü oluşturur. Yapılan katliamları meşru gören, Ermeniler arkadan hançerleyendir ve onlara yapılanları onaylayan, adeta hak ettiklerini buldular türünden şeylerdir bunlar. Bir de cumhuriyet aydının bakış açısı ile yazılanlar vardır. İlerici, aydınlanmacı gibi görünüp sorunu feodaliteye bağlayıp, yapılanları bir şekilde onaylayan, ancak ortadan giden, kendilerini sağlama alan ifadelerle idare etme tavrı ile ortaya konulanlar vardır. Edebiyat estetiğinden çok, gelişigüzel cümlelerle yazılan, geçmişi iyiliklerle dolu mazlum bir milletin kötülere karşı kahramanlık hikayelerinden öteye geçmeyen, basit film senaryolarıdır bunlar. Kraldan çok kralcı olanların yazdıkları şeylerdir.

Oysa 1915’i bir tarih olarak görmemek ve okumamak gerekiyor. Bir halkın tehcir adı altında yollara salınması ve korumasız bırakılmasıdır. Sonuçları ise ortada. Tehcir yollarında tükenen, yok edilen bir halkın hüznü kalıyor bugünlere. O halkla birlikte kültürünün, edebiyatının, zanaatçılığının da yok edildiğini belirtmek gerekiyor ayrıca. Aydınlarının, yazarlarının, ustalarının, öğretmenlerinin olmadığı bir halkın sessizliğe gömülmesidir 1915. Bu tarih Ermeni edebiyatının, Ermeni çocuklar gibi yetim kalmasının figan tarihidir.

1915’te Ermeni edebiyatının birçok değerli şairi, romancısı, öykücüsü, ressamı, müzisyeni yok edilmiştir. Taniel Varujan bir şairdir ve öldüğünde 31 yaşındadır. Öykücü Krikor Zohrab katledildiğinde 55 yaşındaydı. Harput’ta eğitim gören, Siverek doğumlu Rupen Zartanyan’a sadece büyük bir öykücü demek eksiklik olacaktır. Aynı zamanda da yayıncı ve çevirmendir Zartanyan. Maksim Gorki’yi ve Victor Hugo’yu çevirmiştir. 1915’te öldürüldüğünde sadece 41 yaşındaydı.

Böyle çok ölümler görmek mümkün. Tesadüfen kurtulanlar ve içlerine gömdükleri acılar ile yaşamlarını devam ettirenler ise ayrı bir travma ile devam ediyorlar. Hagop Mıntzuri’nin İstanbul Anıları’nda onun 1915’te askerde olması nedeniyle tehcirden kurtulduğunu öğreniyoruz. “1915 Nisan ayında İstanbul’daki Anadolulu Ermenilerin tehciri başladı. Ben zaten askerdim. Mayıs ayında memleketten mektup gelmedi. İki kez cevaplı telgraf çekildi, cevaplanmadı. Üçüncüsünde “Burada değiller, bilinmeyen bir yere yollandılar,” diye cevaplandı. Dedem Melkon seksen sekiz yaşındaydı. Annem Nanik elli beş, çocuklarım, Nurhan altı, Maranik dört, Arahit iki, Haço dokuz aylık, karım Voğıda yirmi dokuz yaşında. Bunlar nasıl yürüdüler? Dedem Suazeg çeşmesine kadar gidemezdi. Gahmıhlı Kürt Temer gelmişti. Lüsnikler’in, bizim kuzenin halasının çiftçisiydi. Ben bildim bileli onların evinin çiftçiliğini yapıyordu. Bizim kadar Ermenice bilir ve konuşurdu. Getirdiği habere göre, Ermenileri 4 Haziran’da köyden çıkartmışlar. Demişti ki, evlerinin kapılarını, kilise kapısı gibi öpmüş ve  ayrılmışlar. Evinizde, sizden birisi ölse, siz de birlikte ölmez misiniz?” Yukarıdaki alıntı trajedinin boyutlarını anlatmaya yetiyor da artıyor. Üstüne ne söylenebilir ki başka.

1915 sonrası Ermeni edebiyatının kesintiye uğradığı, sessizleştiği zamanlardır. Büyük edebiyatçıları, yazar-çizerleri yoktur artık. Ermeni edebiyatını sırtlayanların büyük bölümü Anadolu ve İstanbul’dadırlar. Hal böyleyken bu dilden ürün verenler azalmış ve ilerleyen dönemde bir avuç insana kalmıştır omuzlamak.

Yanı başımızda, iç içe yaşadığımız bir halkın edebiyatı ve onların ürünleri var. Ne yazık ki o edebiyatı yeni yeni öğreniyoruz. Yetimlik sessizliktir, içe kapanmadır. Dışarıya o kapanmışlıktan bakmaktır. Bundan olsa gerek bu edebiyatı geç tanımamız. Aram Pehlivanyan’ı, Garbis Cancikyan’ı, Haygazun Kalustyan’ı neredeyse yeni yeni öğreniyoruz. Genç kuşak yazarlarından Karin Karakaşlı ve Jaklin Çelik’i hala  yeni yeni okuyoruz.

Büyük şair, devrimci, komünist Aram Pehlivanyan’ın dizeleri; “Ama susamış özlemim/ mezar işte/ ama nerede/ titrek bir akan yıldız gibi geçtiğin o yıl/ ya da nerede o toprak yığını/ o acımasız ve silik/son nokta…” ile bitirmek, yüzyılın kabuk bağlamış acılarını kalpten hissedebildiğimiz anlamındadır. O son nokta burada, kalbimizde ve vicdanlarımızda olacaktır hep.

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜLTÜR SANAT haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Anket
Dersim Haber  Merkezi
© Copyright 2013 DM ISLEM. Tüm hakları saklıdır. Bu site DM ISLEM haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.